

Pürüzsüz ve gergin cildi, her daim bakımlı ve hoş görüntüsüyle en sade haliyle bile çok çarpıcı! Bunun sırrı ne? Özge Ulusoy ile makyaj ve güzellik üzerine özel bir sohbet gerçekleştirdik.
Yıllar içerisinde epey sadeleştim. İlk zamanlarda makyajda epey abartılıydım. Ama anladım ki, doğal olmak güzellikteki en önemli şey.

Günlük hayatta hiç işim yoksa ve sokağa çıkacaksam sadece kapatıcı ve dudak parlatıcısı sürerim. Onun dışında hiçbir şey sürmem.
Benim vazgeçilmezlerim kapatıcı, dudak nemlendiricisi ve şeftali-pembe tonlarında allıktır. Bunlar makyaj çantamdan eksik olmaz.
Rujda dudak rengini ok severim. Allıkta şeftali-pembe tonları ve maskarada da koyu siyah tercih ederim.
Kaşlarımı az boyuyorum sadece boşlukları doldururum. Zaten kalın kaşlarım var, o yüzden onları özellikle koyultup vurgulamam bir de. Ayrıca gözümün altına, tam kirpik hizasına mutlaka renk uygularım ki göz altım torbalı görünmesin.

Cildime bakım da yapan iyi içerikli ürünler kullanırım. Çok sorup soruştururum, araştırırım. Özellikle fondötende en iyi markanın en hafif ürününü mümkünse bakım yapanını tercih ederim. Fondöten çok önemli...
Nars’ın yeni ruj serisine ba-yıl-dım! Audacious’ların hepsi mükemmel. Ben nude bir renk olan Raquel’i günlük hayatımda bolca kullanıyorum şu aralar... Bir de Nars’ın Radiant Creamy Concealer’ı yani kapatıcısı favorim. İpek gibi bir his veriyor cildime sürünce...

İlk zamanlar abartıdan hoşlanıyordum, göz makyajında koyu renkler tercih ediyordum ama yavaş yavaş doğallığa döndüm. Gölgeleme teknikleri ile yüzümün hoşuna giden yerlerini öne çıkarmayı, gitmeyenleri ise geri planda tutmayı öğrendim.
Kaşlarımı çok inceltip, çatık kaş yapmıştım. Büyük hata! Bir de kapatıcımı çok açık renk kullanıyormuşum, göz altım bembeyaz görünüyormuş.
Canlandırıcı maskeler var, değiştire değiştire onları kullanıyorum. Haftada 1 peeling yaparım mutlaka ve cildimi doğru ürnlerle temizlemeye özen gösteririm. Makyajı yapmak kadar onu ciltten temizlemek de çok önemli.